28 Eylül 2011

kurabiye

Çocukla zaman geçirmek zor azizim. Çalışmayıp, evde çocuk büyütenler anlar bunun ne demek olduğunu.

Tüm gün oyuncaklarla oynayan  bebe, bir süre sonra yapışır paçana ve "başka oyun" ister. İşte o anda annenin ışık hızıyla bir şeyler düşünmesi gerekir. Düşünme süresinin uzaması bebenin sabırsızlanmasına yol açar ve krizler yaşanabilir.

İşte yine böyle bir günde girdik mutfağa. Hemen hamur yoğuruldu ve hünerli eller geçti işinin başına.





 Hamur itinayla açıldı 



 Kalıplarla şekiller çıkartıldı



özenle tepsiye dizildi



Fırından çıkma süresini beklemek çok zordu.  "Ne zaman pişecek" sorusuna cevap vermek daha da zordu.

o uzunnnnnnn  beklemeden sonra (15 dk) fırından çıkan kurabiyeler afiyetle yendi.

8 yorum:

Gülçin dedi ki...

o parmaklar girdiyse işin içine dünyanın en güzel kurabiyesi olmuştur o be! ege'm yakışıklı kuzum benim:) İzmir'e geldiğimde aynısından istiyorum:)

yeliz dedi ki...

hamarat annenin hamarat cücesi:)) yerim o parmakları

Elif dedi ki...

sen gel Gülçin'cim en güzelini yaparız sana :)))

Elif dedi ki...

Yeliz'cim mecburen hamarat olmak zorunda bırakılıyoruz.Yoksa sesler yükseliyor :)

Nil dedi ki...

Utandım be yaa,kesin genetik:) Ege'm bile benim yapabildiğimden daha güzel yapmış şekilleri,sipariş alıyor mu? :P öperim ikinizi de:)))

Elif dedi ki...

evet evet sipariş alınır,itinayla yapılır,özenle teslim edilir :)))

anne kaleminden dedi ki...

süpermiş, leziz olmuştur eminim yemesi :)))

Elif dedi ki...

anne kaleminden, olmaz mı dadından yenmedi :))